tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.3.15

Magnolia Yapmayı Sizden Öğrenecek Değiliz ya!

Beyim bugün izinliydi. Çok şükür 1 haftanın sonunda daha iyi. Böbreğindeki taşları tek tek düşürdü. Düşürürken de beni benden aldı. Her seferinde aynı. Saçma sapan yükeselen ateş, bulantı, korkunç bir ağrı ve neredeyse 15-20 günlük bir süreç. 

Bugün onun iyi olmasını fırsat bilip, biraz mutfakta vakit geçirdim. Biraz da temizlik yapmaya çalıştım...

Bugün kendimi magnoliada buldum. Canım çekip duruyordu. Ne zamandır yapmak isteyip, fırsat bulamıyordum. Sonunda Semracığımın tarifinde birazcık tahribat yaparak çilekli ve muzlu magnolia yaptım :)

Buyrunuz burada tarifi; Smilena




Krema ve bisküvi haricinde her şeyi bir tencereye alıp, muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
Kaynamaya başlayınca, altını kısıp 1-2 dk daha karıştırdım. ( Bu arada nişasta olarak evde buğday nişastası vardı. Onu kullandım. )
Tencerenin altını kapatıp, azcık harını atması için şimdilik rahat bırakıyoruz :)
 


Bisküvi olarak evde 1 paket petibör vardı. Rondodan geçirdim. Bir kavanoza aldım. 


 Meyveleri hazırladım. 
Sonra da mikseri elime alıp, muhallebi ılınana kadar çırptım. 
Son olarak da süt kremasını muhallebiye ekleyip, soğuyana kadar çırptım. 


Muhallebinin yapılışı aynen tiramisu kreması gibi. Tek fark maskarpon veya yaygın kullanımıyla labne yerine süt kreması ekleniyor olması. Bundan sonrası size kalmış. Bir kat muhallebi, bir kaç meyve, bir kat bisküvi şeklinde tatlı kaplarınızı doldurup, afiyetle yemelisiniz. 
Not: Tencerenin dibinde kalan muhallebi yensin :)


Çok yakında www.aycakaraoglan.com adresinden bloga da ulaşabileceksiniz. Şimdilik herkese sağlıklı, bol keyifli bir hafta sonu diliyorum.

18.12.13

Tarif: Kafayı Cupcake ile Bozdum :D

Evet, kabul ediyorum kafayı cupcake ile bozdum :))) Makaronla bozucam kafayı da badem unu almaya değil, işten fırsat bulup evin ihtiyaçlarını almaya çıkamıyorum...

Bu hafta ki tarifimin kahraman bloggerı Meyye's. 

Tarifin orijinali için tık tık

Orijinal tarife ek olarak, ilk fırınladığım seriye vişne ve parça çikolata ekledim.
2.tepsi ise sade çıktı. Üstüne ve içine kullandığım dolguya ek olarak ev yapımı vişne şurubundan bir kaç tatlı kaşığı ekledim. Evde gıda boyası bulundurmuyor ve kullanmıyorum. Çok da güzel oldu,çok da süper oldu :)

**

Ben ise sizlerle sadece fotoğrafları paylaşıp, kaçacağım. 

Tadına bakan arkadaşlar beğendi. Ben yaptım diye demiyorum, ben de çok beğendim :D



Haydi kaçtım ben, görüşürüz ;)








11.12.13

Tarif: Ahududulu Muffin

Bakeyard'ı keşfedeli çok olmadı. Ama tarzı, tarifleri anlatış tavrı çok hoşuma gitti. Aslında Fransa'dan gelirken aldığım makaron kitabımı kurcalarken, bir yandan fransızcadan çeviri yapıp, bir yandan da google'da arama yapıyordum. Bakeyard'da makaronla ilgili çok kayıt olmamasına rağmen yeterli ve pratik bilgiler olduğunu gördüm. Çok da sevindim :)

Dün aslında niyetim, makaron kitabımdaki kahveli makaronu yapmaktı. Ama bunun için ne vaktim ne de gerekli bir kaç malzemem olduğunu farkettim. Markete gidip almak gibi bir zamanım da yoktu.

Dolapta bir süredir beni cheesecake yap diye bekleyen ahududularım vardı. Ve Bakeyard'daki tarif de tam bunun üzerine kuruluydu :D



Buyrunuz orijinal tarif: Bakeyard - Ahududulu Muffin

***

Malzemeler:

* 2 su bardağı un
* 1 su bardağı yoğurt
* 1/2 su bardağı sıvı yağ
*1 büyük yumurta
* 3/4 su bardağı şeker
* 1 limon kabuğu rendesi
* 1 paket kabartma tozu
* 1,5 su bardağı dondurulmuş ahududu (çözdürmeden)
* 1/2 çay kaşığı tuz
* 1 tatlı kaşığı vanilya özütü

Yapılışı:

Temel mantık anladığım kadarıyla sıvılarla, kuruları ayrı kaplarda karıştırıp, en son birleştirmek ve son olarak da ahududuyu eklemek :)

Limon kabuğu ve şekerin ovalanması ile limon aromasının daha iyi ortaya çıkacağı fikri çok hoşuma gitti :) Önce limon kabuğu ve şekeri biraz ovaladım. Ardından yumurta ile güzelce çırptım. Sonrasında yoğurt ve sıvı yağı ekledim, çırpmaya devam. Sıvı karışıma en son vanilya özütünü ekliyoruz.

Vanilya özütünü dr.oetker almıştım. Paketin içinden çıkan her bir minik şişe 1 tatlı kaşığına denk geliyor. Bunu da dün keşfettim :)

Unu elememiz yazıyor tarifte. Ama ben kolaya kaçıp, yavaş yavaş kaba ekleyip, elemiş numarası yaptım :D Unu, kabartma tozu ve tuzu ayrı bir kapta karıştırıyoruz.

Sıvı karışımı yavaş yavaş kuru karışıma ekledim.Her zaman yaptığım gibi tahta kaşık kullandım. Un görünmeyene dek birbirine yedirdim. En son ahududyu ekledim ve bitti :)

Tchibo'dan aldığım minik silikon kalıplarıma eşit şekilde paylaştırdım. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20-25 dk pişiriyoruz ve afiyetle nom nom yiyoruz :D

Bakeyard'a da bu lezzetli tarifi için sonsuz teşekkürleeerr :)


9.1.13

Tarif: Tarçınlı Kurabiye

Günaydııııın,

Geçen gün, yeni yıl kararlarımda bahsettiğim bir konu vardı. Şu 10 altın kural. Buradan okuyabilirsiniz tık tık

Bu 10 altın kuralı bir kaç gün denedim. Niyetim kilo vermek değil, aksine vücudumu temizlemek ve allerjenlerimden biraz arınmaktı. Fakat 3 günde 3 kilo aldım! Ve kendi kendime karar verdim ki ben proteinsiz yaşayabilecek tipte bir insan değilim... Evet, su içmeye ve bitki çaylarına devam ediyorum. Ama o saatleri ile belirtilen kurallar benim için hazırlanmamış... Lütfen böyle bir kür yapacaksanız mutlaka dikkat edin.

Bu olanların üzerine battı balık yan gider mantığı ile size yılbaşı için yaptığımız kurabiyeleri anlatacağım :D
Tarif dokuzuncu bulut'un. Orjinal tarif için tık tık

Tarçınlı Kurabiye

Malzemeler:

* 4,5 su bardağı un
* 1/2 fincan nişasta
* 1 su bardağı pudra şekeri
* 250 gr tereyağ
* 2 yumurta
* 1 tatlı kaşığı tarçın
* 1/2 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Büyük bir kasede kuru malzemeleri güzelce karıştırdım. Sonra oda sıcaklığındaki tereyağ ve yumurtayı ekledim. Pürüzsüz bir hamur elde etmemiz gerekiyor (orjinal tarife sadık kalınarak) Vaktiniz varsa 1 saat kadar buzdolabında bekletmeniz öneriliyor. Ben hamuru yoğurup, dışarı çıkmak zorunda olduğum için bir kaç saat kaldı buzdolabında. E haliyle biraz sertleşmişti :)) Tekrar yoğurup kendine getirmem 15 dkyı buldu...





Orjinalinde hamurun içinde tarçınla birlikte zencefil de var. Ancak Serhat'ın zencefile allerjisi olduğu için hiçbir şeyde kullanamıyorum. Siz isterseniz 1 tatlı kaşığı da zencefil ekleyebilirsiniz.


Hamuru 3-5 mm kadar açıyoruz. 100 yıl önce ikea'dan aldığım kurabiye kalıplarım ve Hızır gibi yetişen Duygu'nun minnoş kalıpları ile 2 tepsi kurabiye çıkardık.


160 derecede önceden ısıtılmış fırında 15 dk pişirmeniz yeterli. Üzerleri hafif pembeleşince alabilirsiniz. 



Tatlarına bayılacaksınız! Bu arada 10-15 gün saklayabileceğiniz kurabiyeler bunlar :)
Sevgili Aslı yine harika bir tarif paylaşmış bizimle, çok teşekkür ederiiimmm :)



Fotoğraflar canım ciğerim Duygu'ya, fotoğraflardaki eller bana ait :))) Afiyetler olsun.





13.12.12

Tarif: Zeytinyağlı Kereviz

Tarif Cafe Fernando'dan...

Muhteşem lezzetler ve muhteşem sunumlarını sanırım blog yazmaya başladığı günden bugüne takip ediyorum. Evet, sessizce takip ediyorum.

Takip edip, ağzımı şapırdatmaya da devam edeceğim galiba :D

Evde kerevizim vardı. Annemden öğrendiğim tarifte içine limon yerine portakal suyu ekleniyor. Farklı bir tarif var mı diye takip ettiğim yemek bloglarına göz attım. Cenk'in tarifine bayıldım ve hemen mutfağa koştum.

Cenk'in tarifinde yaptığım tek değişiklik düdüklü tencere ile pişirmiş olmam (zaman çok önemli :) )





Cafe Fernando blog için tık tık
Zeytinyağlı Kereviz için bi tık

Cafe Fernando'ya çok teşekkürler! Harika bir akşam yemeği yedik :)


15.8.12

Tarif: Fincan Keki



Dokuzuncu Bulut'u ne zaman keşfettim hatırlayamıyorum. Sanırım facebook'tan kızlardan birisi sayesinde oldu. Siteye girdiğimde çıkmak istemedim. Tarifler çok pratik ve fotoğraflar çok başarılıydı. E durum böyle olunca vazgeçilmezlerimden biri oldu.

Geçenlerde tariflerinden birini gün içinde, bir atölye çekiminin ardından şip şak yapıverdim. Evdekiler şaşkın :) Bu nasıl bir şey Ayça dediler. Tarifi aldığım dokuzuncu bulut'un sitesini açtım hemen :) Asistanım, eve döndüğünde denemiş. Ama senin yaptığın gibi olmadı diye ertesi gün hayıflanıyordu :)))



Eskilerden kulağımda kalan bir tencere keki vardı. Kek nasıl tencerede yapılır diye de tepki vermiştim, hatırlıyorum. Sevgili Aslı'nın fincan keki tarifini görünce işte bu dedim :)


Şimdi gelelim orjinal tarife:


Malzemeler: 
  • 1+1/4 su bardağı un
  • 1 kaşık vanilya özütü ya da 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı şeker (ya da istediğiniz kadar)
  • 1/2 su bardağı fındık yağı 
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1 limon kabuğu rendesi (istenirse)
  • çeşitli boylarda kahve fincanı ya da pişirme kapları
        İstenirse;
  • 1 çorba kaşığı kakao
  • 1/2 çay bardağı tane çikolata
  • 1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz, fındık badem (önceden hafifçe kavrulmuş)
  • 1 çay bardağı kuru meyve

Hazırlanışı ve diğer püf noktalar için lütfen Dokuzuncu Bulut'un tarifini ziyaret edip, orjinal fotolara da göz atın derim.

Ben evde olan malzemeleri kullanarak, kakao ve fındık-bademli kekler yaptım. Siz hazırlığınızı önceden yapıp kuru meyve ve çikolata parçalarınızı da hazır bulundurabilirsiniz.




Benim keklerim orjinalindeki kadar kabarmadı. Bunun ilk denemem olması ve fincanlara tam ölçüde hamur koymamamdan kaynaklandığını düşünüyorum :D Elimi korkak alıştırmamalıyım :D

Dokuzuncu Bulut'a bu pratik ve eğlenceli tarifi için çok teşekkür ederim! ♥♥♥

Afiyetler olsun, öperim hepinizi :) Güzel bir gün olsun ;)

2.8.12

Tarif: Evde Waffle Yapımı

Aslında tamamen yine benim uydurmasyon bir ürünüm, evde waffle :))) İnternetten tarif falan araştırmadım. Hayatım göz kararı olduğu için :) Waffle hamurunun krep hamurundan hallice olduğunu düşündüm ve hemen hemen aynı mantıkla yaptım.

*3 yumurta
*1/2 paket kabartma tozu
*2 yemek kaşığı toz şeker
*Un ve süt ( Un ve sütü göz kararı koydum. Yaklaşık 3 su bardağı kepekli un ve 1 su bardağı light süt. Kıvamına göre sütün miktarını ayarlarsınız.)

Tüm malzemeleri, krep yapar gibi geniş ve çukur bir kapta çırptım. Krep hamurundan biraz daha yoğun bıraktım.





Waffle makinem yok, o nedenle pratik ev kadını olarak tost makinemi kullanıyorum :) Arzum Prego var bende. 3 dereceye getirip biraz ısındıktan sonra 1 çorba kepçesi tabana döktüm. bir kaç saniye bekleyip üstü yavaşça kapatıyorum ki hamur yanmasın ya da yapışmasın :D




Rengi karamelize olduğunda ise içine koyacağınız malzemeler tamamen keyfinize kalmış.
Ben tabanına sarella çikolatalı fındık ezmesi ve fıstık ezmesi sürdüm. Üzerine evde o an olan meyvelerden muz ve şeftali ekledim. En üste ise çilek reçeli döktüm :) Çok güzeldiiiii :)


Nımm nımm nımmmm afiyet olsun o zaman :D


25.7.12

Tarif: Evde Dondurma :)

Bu sıcaklarda, mutlaka her akşam dondurma yiyoruz. Paket dondurma ya da bazen caddenin ortasına kadar yürüyüp Sim'den dondurma alıyoruz. Evet, Sim'in dondurmaları çok güzel. Ama yine de İstanbul'daki Roma Dondurmacısının yerini asla tutamaz :)


O yüzden bu evde yapılan dondurma tarifini gördüğümde çok heyecanlandım. Çünkü istediğimiz lezzetlerde hem de içinde ne olduğunu bilerek yiyeceğimiz bir dondurma. Harika diye düşündüm !


Tarif:

* 10 tane çilek 
* 2 tane muz
* 1/2 su bardağı süt
* 1/2 yemek kaşığı şeker


Orjinal tariften biraz uzaklaştım. Çilek zamanı geçti biliyorsunuz. O yüzden tazesi yerine çilek reçelinden 10 tane çilek ekledim :)) Reçelden eklediğim için de şeker eklemedim. Ayrıca tarif vegan olduğu için kulladıkları şeker de farklı. O yüzden 3 kaşık yerine 1/2 katmanızı öneririm. Çünkü bizim kullandığımız beyaz şeker çok fazla tatlı. 






Malzemeleri blenderda iyice karıştırdım. Evde dondurma yapımına dair hiçbir malzeme olmadığı için eldekilerden mucizler yaratmak çok eğlenceliydi :)))


Küp, eski tip buzluk kalıplarına döktüm dondurma karışımını. Ama bu kez de tutacak yeri olmalıydı :))) Aslında mutfakta kullanmak için çubuklarım vardı, bulamadım. Ben de bir kısmını plastik çatal saplarından bir kısmını da yeni yediğimiz dondurmadın saplarını kullanarak yaptım :D Demokrasilerde çareler tükenmez :P Ev yapımı dondurmalarınızı sabahtan hazırlayıp, akşam yiyebilirsiniz.





İlk deneme için çok lezzetliydi. Farklı meyvelerle de harika olacak. Bu kez dondurma kalıpları alacağım :))


Orjinal tarife göz atmak isterseniz tık tık 


♥ 


Cipsi ve Arap bu sabah çok hareketlilerdi. Bu sıcaklarda pek inanılır gibi değil :) Bütün camlar açık yaşıyoruz 1-2 haftadır. İnanılmaz ama bazen yaramazlık yapsalar da genel olarak saçma hareketler yapıp, camdan uçmuyorlar :)))







Hatta bir süredir mutfak camına tekrar ekmek kırıntısı ve buğday bırakmaya başladım. Aslında yasak. Çok cins bir apartmanda oturuyoruz. Hayvanlara bahçeye su-mama ya da kendi dairemizin cam kenarına kuşlar için ekmek falan bırakmak yasak. Görüntü kirliliği, pislik oluyormuş. Bunu bir de utanmadan apartmanın girişindeki panoya yazıp, asmışlardı... Kıçımın kenarları diyorum, önce insan olmayı öğrenseler... Neyse sinirliyim bu konuya...


Cam kenarına bıraktığım mamalar da hemen bitiyor ve şimdilik Arap hiçbir güvercinin üstüne atlamadı :)))


Unutmadan benim çatlak aşkım Cipsi ve Arap'a bir twitter hesabı açtı :))) İzleyiniz efenim: https://twitter.com/siyamgiller


Öpüldünüz 

♥ 

12.7.12

Tarif: En sevdiğim yaz yemeği

1900lerin başından bu yana İstanbul'da yaşıyor olsalar da köken olarak anne ve babamın ailesi Elazığ'lı. Bu nedenle bulgur çok tüketilirdi özellikle rahmetli ananemin evinde. Çok da güzel yemekler çıkardı. Pek çoğunun aklım erdikçe tamamen uydurmasyon üzerine kurulu olduğunu düşünsem de bulguru çok severim :)

Benim ise yazları en sevdiğim Ayranlı Köftedir. Köfte dediğime bakmayın. Bulgurdan yapılan bir köfte :)

Maalesef aile kadınlarından öğrendiğim şekliyle size aktaracağım. Bu nedenle ölçü yok. Onlar herşeyi göz kararı yapardı. Ben de öyle alıştım.






Bulgur,un,tuz ve suyu ele yapışmayacak bir hamur elde edene kadar iyice yoğurun.
Bir yandan da bir tencerede su kaynatın. Hamuru ellerinizi ıslatarak parça parça alıp, kaynayan suyun içine minik yuvarlaklar halinde atın. ( fındık içi büyüklüğünde)

15 dk kadar kaynar suda haşlansın. Bir yandan da istediğiniz ölçülerde sarımsaklı yoğurt hazırlayın.
Haşlanan bulgur köftelerini sakın süzgeçten geçirmeyin. Hafif ılınması için kevgirle süzgece alıp bekletebilirsiniz. Haşlama suyu yoğurdun içine katılacak.

İstediğiniz sıcaklığa geldiğinde yoğurt ve köfteleri geniş, çukur bir kapta karıştırın. İçine koyu ayran kıvamına gelecek şekilde haşlama suyundan ekleyin.

İsterseniz içine buz atıp da servis yapabilirsiniz. Hem soğuk hem sıcak yenebilen bir mama bu :)

Üzerine de yağda yaktığınız pul biberi gezdirin. İşte size harika bir yaz yemeği! :) Hem doyurucu hem ferah.

Afiyet olsuuunn! :))

28.5.12

Hamarat mıyım ne :)

Hafta sonu çekimlerdi, pazar akşam Behzat Ç.'yi ardından da Acayip Hikayeler'di derken pestilimiz çıkmış dün gece. Fösür fösür uyumuşuz :)) Saat 11'e geliyordu uyandığımda ve birden dolu yağmaya başladığında...

Tüm gün fotoğraf işledim. Serhat'ın da üzerinde çalıştığı bir internet sitesi var. İkimiz de bilgisayar başında çay-kahve-kola-sigara şeklinde bir gün geçirdik. Elbette veaaaawww sesleri eşliğinde :D



Kaç gündür canım evde yapılmış elmalı kurabiye istiyordu. Ama vakit nerde :/ Bugün dedim ki hadi kızım Ayça kim tutar seni :))) E tabi çooook uzun zamandır evde bu tarz zararlı neşriyatlar yapılmasığı için malzeme yok. Aşkom sağ olsun aldı geldi. Ben de kolları sıvayıp giriştim mutfağa. Çok yoruldum ama mmmm sonuç pek bi güzel oldu :))



Tarif: yeşilkivi
Çok güzel bir tarif, çok teşekkürler :)


5.2.09

Tarif: Cevizli Ekmek Yaptım :)


Saat 18:15 de malzemeleri hazırlayıp yoğurmaya başladım. Saat 20:05 gibi ekmeğim hazırdı. Çok mutlu oldum, evde ekmek, hem de cevizli ekmek yaptım :) Tarifi Devletşah'tan aldım, o da Tarçın’ın Mutfağı‘ndan almış :)

Malzemeler
1,33 su bardağı ılık su
2,5 yemek kaşığı süt tozu
2,5 yemek kaşığı zeytinyağı
2,5 yemek kaşığı şeker
1,5 tatlı kaşığı tuz
1,25 tatlı kaşığı instant maya
3 su bardağı un
1 su bardağı ceviz

Hazırlanışı;
Ceviz dışındaki bütün malzemeleri karıştırıp, hamuru yoğurdum.
40 dakika mayalanması için sıcak bir yerde beklettim.
Kabaran hamura cevizleri ilave edip, tekrar yoğurdum.
25 dakika daha mayalanması için bırtım.
180 dereceye ısıttığım fırında 40 dakika pişirdim.






Tadı mı? Tadı harika oldu :)

24.12.08

Ankara'da İlk Kar :)

Herkese günaydın,

Dün akşamdan beri heyecanla kar yağmasını bekliyordum. İstanbul'da kar yağması çok sık görülen bir olay değildir.Belki de şu Ankara'nın tek sevdiğim özelliği "KAR" :) Sabah uyanıp perdeleri açtığımda çığlıklar atarak aşkımmmm kar yağmış diye evin içinde koşturdum :))
Bu sabah evimin camından minik bir kar manzarası :)


Önce dün akşamı paylaşmak istiyorum sizinle. Son bir kaç gündür canım nasıl irmik helvası istiyordu anlatamam. Bir paket irmik almıştım. Paketi bir açtım ne göreyim böceklerle paketlenmiş :( Hemem çöpe attım. Eşimle telefonda bir şey isteyip istemediğimi sorunca hemen iyi bir paket, mümkünse vakumlu bir paket irmik istedim. Sevgili kocacıımm akşam marketten bir bir sürü kahve ve bir paket irmikle geldi :) Yemekten hemen sonra helvayı yaptım. Helva demlenirken bir yandan Planet Earth'ten bir kaç bölümü usb belleğe atıp tv'de izlemeye ve yeni aldığımız kahveleri denemeye koyulduk. Nescafe Vanilla, tadı inanılmaz hoş ve içimi çok güzel. Hemen fotoğrafları eklemek istiyorum.
İrmik helvasının altına malzemeleri ve tarifi de yazıyorum :)




İrmik Helvası için;
1,5 su bardağı irmik
1 su bardağı şeker
2 su bardağı süt
3 yemek kaşığı tereyağ(dolu dolu)
1 avuç dolmalık fıstık

Yapılışı;
Tereyağını tencereye koyup eritiyoruz. Fıstıkları ve irmiği beraber kavuruyoruz. Bir taraftan sütü kaynatıyoruz.Fıstıklar pembeleşince sütü yavaş yavaş (birden dökmeyin fokurdayıp üzerinize sıçrar)döküyoruz. Hemen şekeri ekleyip karıştırmaya başlıyoruz. İrmik sütü çekene kadar karıştırıyoruz. İrmik sütü çekince altını kapatıyoruz. Tencerenin ağzına bir bez örtüp, kapağını kapatıyoruz. Demlenmeye bırakıyoruz. Sonra da afiyetle yiyoruz :)

Erkek kardeşim çok sever irmik helvasını. Şehir dışında okuduğu dönemde ayda bir eve gelirdi. Gelmeden de arayıp helva yapın diye sipariş verirdi benim şişmanım :) Yanımda olsaydı beraber afiyetle yerdik ...