dikilitas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dikilitas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.2.09

İstanbul'un Tılsımları 8 - 9


Herkese günaydın. Pazar günü kocacımla, senaryosunu daha önceden yazdığımız bir kurgu çektik. Hayli yorucuydu. Ama çok güzel sonuçlar aldık.

Bu tılsımlar o kadar çok ki, umarım okumaktan sıkılmamışsınızdır...

Sekizinci tılsım, Yerebatan Sarayı'nın önündekİ Milion* adlı küçük bir sütundu ki, ilk bakışta hiçbir şeye benzetilemezdi.

Rivayete göre Konstantin zamanında, imparatorluğun sahip olduğu her şehir ve her kaleden işaret olsun diye bir taş istendi. O zaman şehre yedi iklimden birbirinden değerli rengarenk ve nakışlı taşlar gelmeye başladı. İmparator Konstantin, meydanda üst üste istif edilen bu taşları saydırdı.

Üç kere yüz bin çeşit taş gelmişti. Hesap ettiler ki, imparatorluk üç kere yüz bin kale ve kente malikti.

Sonra bunların dünya durdukça dursun diye, geldikleri yerin düzeni içinde hipodroma yerleştirilmesini emretti. Fakat ustalar bir türlü düzen tutturamadı.Ancak Çelebi'ye göre, Ayasofya'yı yapan Ağnados'un oğlu Mimarbaşı Uryari, Milion taşını kendine kerteriz* seçince işin içinden çıktı. Sırrı sabit ibret bir alametti.

Dokuzuncu tılsım, yine Sultanahmet Meydanı'nda, kırmızı renkli dört köşe yekpare taştan üstü nakışlı bir tılsımdı ki, dört köşesinde birer tunç kürsü üzerinde sabitti. Usta bir kahin tarafından, dünya döndükçe İstanbul'un başına nelerin geleceğini, ne gibi olayların yaşanacağını gösteren resimlerle süslenip tılsımlanmıştı. Bunlara dikkatlice bakanlar Madyanoğlu Yanko'dan Fatih'in Yeniçerilerine kadar herkesi görebilirdi. Görüp de bilmediklerimiz ise, henüz yaşamadıklarımızın alametleriydi.

Bu tılsımın kaidesinin dört cephesinde dört resim vardı. Resimlerden birinde Evliya Çelebi'ye göre Madyanoğlu Yanko, gerçekteyse İmparator Theodosius, yüzünü doğuya sırtını batıya vermiş bir halde tahtında oturur. Kaidenin bir başka cephesindeyse, bu sütunun 300 nefer ve bocurgat(çıkrık) marifetiyle nasıl ayağa kaldırıldığı resmedilmiştir.

Aslında bu sütunu İmparator Theodosius Mısır'dan getirip diktirmişti. Sütun, Firavun III.Tutmosis'e aitti. Ancak kaidesi Bizans devrinde yapılmıştı.

*Milion Taşı: Romalılara göre dünyanın merkezi olan yer. Dünya hükümranlığını elde eden Roma İmparatorluğu dünyanın başladığı yer olarak burayı seçmiş.
Kerteriz: Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme.

Fotograf: wikipedia
Kaynak: National Geographic Magazine Turkiye- Şubat 2009
Makale: Gazeteci Ümit Bayazoğlu

Hepinizi mutlu haftalar, iyi çalışmalar...

4.2.09

İstanbul'un Tılsımları 2


Fotograf:www.kenthaber.com


İstanbul’un Tılsımları 2

İkinci tılsım ki, günümüzde Çemberlitaş adı verilen Konstantin Meydanı’ında olup, kırmızı renkli zımpara taşından yapılmış, sekiz parça yuvarlak bir sütundu.

Bir kaide üzerinde, her biri üç ton ağırlığında ve üç metre çapında olan sekiz ayrı sütunun üst üste konulmasıyla ve bunların bilek kalınlığında çemberlerle birbirine bağlanmasıyla meydana gelmişti. Bu nedenle halk ona çemberlitaş derdi.

İmparator Konstantin, 57 metre boyundaki sütunu çok beğenmiş, tepesindeki tılsımı bozup yerine Güneş Tanrısı Helios’a benzeyen kendi heykelini koydurmuştu. Halbuki ilk yapıldığında sütunun üzerinde bir sığırcık heykeli vardı. Bu da ne zaman bir kıtlık çıksa bir çığlık atar, yeryüzünde ne kadar sığırcık kuşu varsa; biri gagasında, ikisi pençesinde üçer zeytinle İstanbul’a gelirdi.

1081’de bir yıldırım isabetiyle sütun yandı, üzerindeki Konstantin heykeli devrildi. Bir asır kadar harap kalan sütun, İmparator Aleksios Komnenos tarafından onarıldı ve tepesine bir haç dikildi.

Daha sonra Osmanlı döneminde büyük bir yangın geçirdi; çemberleri erimiş, mermerleri çatlamışken Sultan Mustafa tarafından tamir ettirildi.

Kaynak: National Geographic Magazine Turkiye- Şubat 2009
Makale: Gazeteci Ümit Bayazoğlu

Bildiğim kadarıyla Beyazıt’taki Çemberlitaş'ın, 1999′daki Marmara depreminde temelinden ciddi şekilde hasar aldığı, çok yıprandığı ve kirlendiği gerekçesiyle restorasyonuna karar verildi. Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan gerekli izinler alındıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2003′te 1 milyon YTL’lik ödenekle başlanan ve uzmanlara göre bir yılda bitirilebilecek olan çalışmalar, bitti mi acaba? Ben hatırlamıyorum sanırım halen devam ediyor. Kaç yıl oldu? 5-6?