
Herkese günaydın, nasılsınız bakalım? Ben yokken neler yaptınız? Birazdan hepinizi ziyaret edip, göreceğim :)
Dün akşam saat 21 gibi evdeydik. Hayli neşeli, keyifli ve bembeyaz bir hafta sonu geçirdim diyebilirim.
Cuma günü öğlen 13:30'da Erzurum Ekspresi'ne bindik, Ankara Gar'ından. Kayseriye vardığımızda herhalde saat 21 gibiydi.
Trenle yolculuk yapmayı sevdiğimizi bir kez daha anladık. Yolculuk boyunca 4 mevsimi gördük diyebilirim. Ankara'da cuma günü bahardan kalma bir gün vardı. Haberlerde sıkça duyduğumuz "yurdun büyük bölümü kar altında" cümlesini bir kez daha doğruladık. Her yerde olmasa da özellikle Elmadağ ve Yozgat civarında çılgın bir kar vardı. Her yer bembeyaz her yer... Bazı bölgelerde şakır şakır yağmur yağıyor. Bazı bölgeler kupkuru, sanki bir damla su düşmemiş. Bazı yerler günlük güneşlik... Öyle güzel ki bir tren penceresinden yurdumu izleyerek geçmek. Keşke her istasyonda inip, oralarda da gezebilsem... Kayseri'de ise kar atıştırıyor ama çok yoğun değil. Yine de yerler, çatılar, dağlar bembeyaz...
Serhat'ın abisi saolsun bizi karşıladı. Evden pek çıkmadık, bizi hayli özlemişler. Sohbet muhabbet... Çocuklar bize zaten fotograf makinelerini vermedi :))) Pazar günü dönmeden Kiçiköy mahallesini kısaca gezdik. Erciyes'e bir sonraki ziyaretimizde gideceğimize dair söz verdik :) Kayseri'de yaşayanlara da çok imreniyorum. Öyle güzel ve temiz bir havası var ki anlatamam. Dağ havası işte. Ne kadar yorgun olursan ol, ne kadar geç yatarsan yat sabah çok dinç uyanıyorsun. Biz hafta sonları genelde yataktan sürünerek çıktığımız için, iki günlük temiz hava çok güzel geldi.
Diyet ise cuma günü son buldu diyebilirim. Çünkü misafirlikte pek diyetteyim diyemiyorsunuz... Kilo vermedim arkadaşlar ama inceldim.3 cm bel, 5 cm basenden eksildim. Haydi hayırlısı diyelim. Bu bana yeter de artar bile :)
Sizi tren penceresinden iki fotoğla babaşa bırakıp, ziyaretlerime başlıyorum. Hepinize iyi haftalar, iyi çalışmalar. Öpüyorummm...

