Yurdumun başkentinde yaşıyorum.(Başkent demeye maalesef bin şahit ister) Haftanın her günü 2-3 kez mutlaka elektirikler kesiliyor. Peki benim elektrikle çalışan bir makineye bağlı, bir hastam olsa evde??? Ya da daha basiti benim elektrikli eşyalarımın gördüğü zararı karşılayacak mı bu belediye ya da devlet???
Nasıl bir şehirciliktir? Nasıl bir plansızlıktır?
Babam hep çok konuşuyorsun, bir gün alıp seni içeri tıkacaklar derdi :))) Tıksınlar valla, sonunda başbakan olmak var nasılsa artık!!!
Neyse çok şişirdim başınızı, kusuruma bakmayın... Yazacak aslında tonlarca şey var... Aklıma Cahit Berkay'ın "Bir Şey Yapmalı" şarkısı geliyor hep böyle zamanlarda...
***
Dün bütün gün elimdeki işleri bitirip bir yenisine bile başladım. 2 tane bitmeyi bekleyen çanta hazır. Aslında bir tanesi cüzdan, bir tanesi çanta.
Her ikisini de ikili kombinasyonlarla yaptım. Cüzdan olanın bir yüzü kot kumaşı, diğeri ise lacivert normal kumaş. Kumaşların isimlerini çok iyi bilmediğim için ne olduğunu pek kestiremiyorum. Ama gömleklik keten gibi geldi bana :)

İkinci de yine iki farklı malzemeyle çıktı ortaya. Yün ve kot :)

***
Lakap Mim'i için Gece ve Paşa beni mimlemişti :)
Komik lakaplarım oldu benim :)
İlkokulda tombul, gürbüz bir çocuk olduğum için "poğaça" derlerdi :)))
Lise yıllarımda "baba" derlerdi :)))Hatta yıllıkta bile yazıyor :) Bunun sebebi de herkesin derdini dinleyen, onlara çözüm üreten, yaşıma göre biraz olgun bir çocuktum...
İşe ilk başladığım yıllarda "medusa" oldum. Saçlarım o dönem kısa ve kıvırcık olunca durum böyle oluyor :)
Cadı, ukala b.k gibi lakaplarım da oldu...
Son olarak "çaça" neredeyse 7-8 yıldır. Ben bile alıştım bu çaça lafına :D
Kimi mimlesem ki ben şimdi ???
Embir
Ful yaprakları
Öykü
Malla
Yelda
Serhat
Hadi bakalım, lakaplarınızı bekliyorum ;)


