geri dönüşüm çanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geri dönüşüm çanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.3.09

"Jean" Dile Geldi - Lakap Mim'i

Günaydın diye başlayacaktım yazıma. Ama saolsun devlet hizmetleri konusunda yaşadığımız eksiklikler buna engel oldu. Biraz da patlamaya hazır bomba haline getirdi beni. Ben sabırlı bir insanım. Kolay kolay sinirlenmem. Ancak bir devlet, vatandaşının temel ihtiyaçlarını; elektrik, su, doğalgaz... karşılayamıyorsa deliriyorum. Bütün devlet adamları, belediye başkanları bence "Sim City" oynayıp başarılı olarak göreve getirilmeli...

Yurdumun başkentinde yaşıyorum.(Başkent demeye maalesef bin şahit ister) Haftanın her günü 2-3 kez mutlaka elektirikler kesiliyor. Peki benim elektrikle çalışan bir makineye bağlı, bir hastam olsa evde??? Ya da daha basiti benim elektrikli eşyalarımın gördüğü zararı karşılayacak mı bu belediye ya da devlet???

Nasıl bir şehirciliktir? Nasıl bir plansızlıktır?

Babam hep çok konuşuyorsun, bir gün alıp seni içeri tıkacaklar derdi :))) Tıksınlar valla, sonunda başbakan olmak var nasılsa artık!!!

Neyse çok şişirdim başınızı, kusuruma bakmayın... Yazacak aslında tonlarca şey var... Aklıma Cahit Berkay'ın "Bir Şey Yapmalı" şarkısı geliyor hep böyle zamanlarda...

***

Dün bütün gün elimdeki işleri bitirip bir yenisine bile başladım. 2 tane bitmeyi bekleyen çanta hazır. Aslında bir tanesi cüzdan, bir tanesi çanta.

Her ikisini de ikili kombinasyonlarla yaptım. Cüzdan olanın bir yüzü kot kumaşı, diğeri ise lacivert normal kumaş. Kumaşların isimlerini çok iyi bilmediğim için ne olduğunu pek kestiremiyorum. Ama gömleklik keten gibi geldi bana :)


İkinci de yine iki farklı malzemeyle çıktı ortaya. Yün ve kot :)



***

Lakap Mim'i için Gece ve Paşa beni mimlemişti :)

Komik lakaplarım oldu benim :)

İlkokulda tombul, gürbüz bir çocuk olduğum için "poğaça" derlerdi :)))

Lise yıllarımda "baba" derlerdi :)))Hatta yıllıkta bile yazıyor :) Bunun sebebi de herkesin derdini dinleyen, onlara çözüm üreten, yaşıma göre biraz olgun bir çocuktum...

İşe ilk başladığım yıllarda "medusa" oldum. Saçlarım o dönem kısa ve kıvırcık olunca durum böyle oluyor :)

Cadı, ukala b.k gibi lakaplarım da oldu...

Son olarak "çaça" neredeyse 7-8 yıldır. Ben bile alıştım bu çaça lafına :D

Kimi mimlesem ki ben şimdi ???

Embir
Ful yaprakları
Öykü
Malla
Yelda
Serhat

Hadi bakalım, lakaplarınızı bekliyorum ;)

12.3.09

Çanta, Bileklik ve "Fotograf" Mim'i

Bildiğiniz gibi hayli yoğun günler yaşıyorum :)))

Yine de bir çanta ve iki bilekliği sıkıştırdım araya :)

Çanta, biraz zorladı ve uzun sürdü diyebilirim. Tam bir geri dönüşüm projesi oldu. Serhat'ın eski iki gömleği vardı. Biri açık mavi, diğeri beyaz üzerine kırmızı pötikareli. gömlekleri 1,5 cm kadar genişlikte, ince şeritler halinde kestim. sonra bu şeritleri bir mavi, bir pötikareli şeklinde uç uca bağladım. şiş ile ördüm. istediğim uzunluğa gelince, kesmedim ilmeklerin içinden ince füme rengi bir lastik geçirdim. lastik de eski bir yağmurluğa ait.

mavi gömlekten kalan bir parçayı kesip, içine astar yaptım. Bir tane deniz kabuğu kolye ucum vardı. Düğme gibi üstten iki deliği olduğu için ağız kısmına düğme olarak diktim.


Çantanın sapını da yine eski bir kot pantolondan diktim. Önce iki kat, sonra tekrar ikiye katlayarak hayli sert bir askı elde ettim.

Çantanın iki yanından diktim. Daha önce ilmeklere geçirdiğim lastik ne işe mi yaradı :) Düğmeye ilmek oldu :)

Bu sene her yerde büyük her çeşit bileklik görüyoruz. Embir'in 10 marifete eklediği bu bileklikler, malla'cımın yayınladığı bu bileklikler biraz ilham verdi.

Bakalım beğenecek misiniz? Büyük olanın tek eksiği düğmesi. Ona uygun düğme boncuk bulamadım. Alınacak artık :)


Son olarak da sevgili kocacımın beni mimlediği fotograf mimine gelelim :)



Bu fotografın hikayesi de şöyle efendim;

Dört fotograf meraklısı, Ankara'ya gittik. İnternetten üye olduğumuz bir sitede Ankara grubuyla buluşulacaktık.

Kimseyi tanımıyorum. Gitmeyi hiç istemedim aslında, kimseyi tanımadığım için. Beni bildiğiniz saçımdan sürüyerek götürdüler :))

Trenle gittik. Bizi sabah Ankara Gar'ında karşıladılar. Zeynep arkadaşımız bizi evine götürdü. Kahvaltı yapıldı, sohbetler edildi. Eymir'e gidildi. Fotograflar çekildi. Gece yine Zeynep'te kalındı. Umduğumdan daha güzel bir hafta sonuydu. Hayatımı değiştiren hafta sonu da diyebiliriz. Çünkü Serhatla bu hafta sonu tanıştık :)

Dönüş yolunda tren Eskişehir'de 5-10 dk duruyor. Koşarak trenden indim. Garın dışına çıktım. Bu lokomotifi çektim:) Treni kaçırıyordum nerdeyse hihihiii ama kaçırmadım.

Ben de bu mimi yaymak istiyorum.
Aşkımın dediği gibi; "her fotografın bir hikayesi mutlaka vardır"

Gece
Embir
Malla
Smilena

Kabul ederseniz. Bir fotografın sizdeki hikayesini öğrenmek isterim :)

Görüşürüüz :)