arap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.4.13

Bahar mı Geliyor?

Baharın geldiğini pazar günü hissettim. Sabah kahvaltı sonrası yürürken, çiçekçiler, yeni saksılar ilgi odağımdı :) 4 yeni saksı aldım kızlarıma. Benim salondaki güzel kalanchoelarım saksı çiçeği olmaktan çıkıp, ağaç olma yolunda ilerliyorlar (maşallah) :))



Alttaki kılıcı, bir arkadaşım atıyordu. Bana getir dedim ve sonuç bu :)) Yanındaki sardunya benzeri bebeği dün ektim. Bakalım bizimle mutlu olabilecek mi? Koca bir saksı daha var bundan. Arap'tan kaçırmak için yatak odasının cam önünde garibim, menekşelerle birlikte...



Güzel kızım mor menekşem de aldı başını gidiyor. Bizim eve gelen büyüyor :)) Onun da saksısını ve toprağını yeniledim.


Ve karşınızda turp gibi Cipsi ile bahar yorgunu Arap ;)






 Bu arkadaşı da lojmandayken bir saksıdan araklamıştım :))) Şimdi aldı yürüdü.


Arap, güzel kızlarımı yemediği sürece hiçbir problem yok. Ama hepsini yemeye kalkışırsa, yatak odasından çiçeklerimle beraber kovulabilirim :)))

Öpüyorum çok, harika, ışıl ışıl bir gün olsun ;)

6.7.12

Fotoğraf haricinde

Dün öğlene kadar hızla fotoğraf düzenledim. Öğlen Serhat geliyor eve, yemeğe :) Yemekti, sohbetti derken saat 14'de o gitti. Sonra Duygu uğradı. Bana bi sürü şey almış yine deli :) Onların da fotoğrafını çeker yarın eklerim.

Akşam üstüne kadar yine fotoğraf işlemeye devam derken pilim bitti. Yatak odasındaki boncuk kavanozlarını alıp, tv odasına geçtim. Uyduruk ama kullanabileceğim şeyler çıktı ortaya :) Bir broş, bir küpe, bir kolye ve bileklik. Buraya küpe ve broşu ekliyorum. Pembe kaplı defteri ise uzun bir süre önce yapmıştım (Serhat askerdeyken)


Soldaki mavili eski bir kolye ucuydu. Çok ıncık cıncık bir kolyeydi. Kolyeyi bozup boncuklarını ayıralı hayli oldu. Ucundaki halkayı kesip, arkasına silikonla iğne yapıştırdım.

Sağda gördüğünüz ise annem görürse beni öldürebileceği bir şey :))) Çeyizime koyduğu sehpa dantelleri. O kadar söyledim ben dantel, örtü sermem diye. Dinlemediler :) Ve sonuç şu anda bana yelek olmak için kalan parçalarının dikilmesini bekliyor :) Sonra da ya renkli ya da eskitme tarzında boyayacağım. Bakalım henüz karar vermedim :)



Ve elbette günün kedileri. Bugün sabahtan bu yana anlata anlata bitiremediler :)



Birazdan Serhat kapıyı çalar :) Herkese güzel bir akşam diliyorum.

16.8.10

Evin yeni prensesi ve Bremen Mızıkacıları :))))

Geçen sene bu çiçek ne ola ki nereden tohumunu buluruz ki diye debelenirken, Deha'cım sağ olsun hemen imdadıma yetişti. Dedesinin Tarsus'taki bahçede olduğunu söylemesi ve tohumları getirmesi bir oldu.
Tabii o tohumlar çokça bekledi, 1 ay önce minnak bir saksı alıp güzelce ekilene kadar. Bu sabah ne göreyim, bakınız benim prenses kızım filizlenmiş, çiçeğini bile açmak üzere. 1 gecede mucize böyle oluyor demek ki :D Allahım nasıl mutlu oldum anlatamaaaaammm :)))

Buyrunuss evimin yeni prensesi


Bunlar da ben temizlik robotunu çalıştırdığımda, çalışma odasına sığınan bizim evin gariban bremen mızıkacıları :)))


Öpüyorum çok, çalışmaya devam ;)

15.8.10

Pazar 3lemesi ve Göksu'da Brunch





Ece'nin bu hafta sonu yine Nusaybin'den kaçıp Ankara'ya gelmesiyle Ali ve Ece bizdeler. Gerçi Ali İstanbul'dan eşyalarını toplayıp, toptan bize taşındı, galiba 2 hafta oldu.
Tek derdimiz şu çocukları bir an önce aynı şehire getirip evlendirmekti. Galiba yakında biz de onlar da muradımıza ereceğiz :D
*

Bu sabah için Göksu'da brunch yaparız diye planlamıştık ki öyle oldu ve çooook güzel oldu :)


Benim fotoğrafımı çekmediklerini düşünen ben, kendi fotoğrafımı da çekerim hıh deyip, küçük emrah'ın kız kardeşi edasıyla :))))))))))))))

*

Bu da Pazar 3lemesi :)



Kocaman öpücükler hepinize :)

27.1.10

Bu saatlerde bizim ev :)



Kızım cam kenarından, tülün arkasına saklanarak Arap'ı gözetliyor. Bir yandan da beni konrtol ediyor... Acaba annem Arap'ı seviyor mu diye :))) Çünkü Arap efendi benim sandalyeme konuşlanmış durumda :)



Dün Feyza ile konuşurken yalancı su böreği yaptım dedi. Çok da severim :)) Ben de dün akşamdan patatesleri haşladım. Patatesli börek için. Çünkü Serhat patatesli böreği çok sever. Hafta sonu köy pazarından aldığım yufkalarla hemen böreği yapıp fırına verdim.



Efes Pilsen'den para almıyorum walla :)) O bira bardağındaki çay, aman yanlış anlaşılmasın :) Bu da Serhat'tan bana yapışan bir huy :)



Eve yerleşirken en arkadaki odayı çalışma odası yapmıştık. Ama o oda bana çalışmak için çok soğuk geldiği için geri salona taşındım :) İçim ısınmadı bir türlü o odaya. Orası artık çalışma odasının deposu ve aynı zamanda Cipsi hanımın odası :)

Bu aralar geri dönüşüm projelerine çok kafa yoruyorum. Bunlardan bazılarını yaparken fotoğraflayıp mutlaka paylaşıcam.

Bir de blogun temasını değiştirdim. Henüz eksiklikleri var ama nasıl olmuş sizce???

Şimdi çalışma zamanı, görüşürüüüzzz

18.11.09

Cipsi ve Arap Karaoğlan :)


Deli olduğumuz kesin. Artık nereye nasıl yetişeceğimi kestiremezken Cipsi hanıma bir arkadaş sahiplenmek derdine düşmütük. Yaklaşık 1 aydır. Biliyorsunuz, siyamsal sorunlarımızdan da daha önce bahsetmiştim :) Yalnız kalamıyor bu hayvan, gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Hatta Cipsi'nin beni deli ettiği yazıma Sevgili Ali abi'nin yaptığı yorumu hatırladım hep :) Ve aslında bizi cesaretlendirip bir erkek siyam almaya iten de Ali abi, senin yorumun oldu :)

Dün akşam keman dersim vardı. Eve çok yakın olan, Optimum AVM'de gidiyorum derse. Avm'nin alt katında bir pet shop var ve orada ki insanlarla hayli hoş beş olduk. 2 hafta önce uğradığımızda da Cipsi'ye kısırlaştırılmamış bir erkek siyam aradığımızdan bahsedip, bulamadığımızı söylemiştik. Bize bulabileceklerini ama biraz uzun sürebileceğini söylediler. Dün akşam uğradığımızda ise oradaydı; Adı: Arap :D Tam arap :)) 7 aylık bir siyam erkeği. İnanılmaz uysal ve sürekli oyun oynandığını sanıyor ( Tıpkı Cipsi'nin bize ilk geldiği günlerdeki gibi)

Dün gece bir kabus gibiydi. Eve getirdik Arap'ı ve ilk iş kediyi kafesten çıkarmadan veterinerimizi aramak oldu. Yapmamız gerekenleri öğrendik ve uykudan bayıldığımda saat sbaha karşı 4 idi.

Cipsi çok problem çıkardı. Olması normalmiş. Hükümdarlığının son bulacağını sanıyor :))) Çalışma odama Arap'ı yerleştirdik. Cipsi de salonda kaldı. Koridorun kapısını kapatıp, biz de salonda kanepede yattık. Gece hiç uyumadık... Sabah saat 9 gibi falan koridorun kapısını açtım artık naparsanız yapın dedim ve tilki uykusuna daldım :) O süre zarfında Cipsi hiç Arap'ı kovalamadı :D

Benim sıpa kızım bizden destek bulup Arap'a bildiğiniz yılan gibi tıslıyor:) Hiç duymadığım sesler çıkardı valla inanılmaz... Bu saat oldu, ortalık biraz daha sakin. İkisi de odalarında uyuyorlar :D

İşte böyle, dertsizdik ya bi de bu eksikti :))) Öpüyoruz ailecek hepinizi :D