4.2.09

İstanbul'un Tılsımları 2


Fotograf:www.kenthaber.com


İstanbul’un Tılsımları 2

İkinci tılsım ki, günümüzde Çemberlitaş adı verilen Konstantin Meydanı’ında olup, kırmızı renkli zımpara taşından yapılmış, sekiz parça yuvarlak bir sütundu.

Bir kaide üzerinde, her biri üç ton ağırlığında ve üç metre çapında olan sekiz ayrı sütunun üst üste konulmasıyla ve bunların bilek kalınlığında çemberlerle birbirine bağlanmasıyla meydana gelmişti. Bu nedenle halk ona çemberlitaş derdi.

İmparator Konstantin, 57 metre boyundaki sütunu çok beğenmiş, tepesindeki tılsımı bozup yerine Güneş Tanrısı Helios’a benzeyen kendi heykelini koydurmuştu. Halbuki ilk yapıldığında sütunun üzerinde bir sığırcık heykeli vardı. Bu da ne zaman bir kıtlık çıksa bir çığlık atar, yeryüzünde ne kadar sığırcık kuşu varsa; biri gagasında, ikisi pençesinde üçer zeytinle İstanbul’a gelirdi.

1081’de bir yıldırım isabetiyle sütun yandı, üzerindeki Konstantin heykeli devrildi. Bir asır kadar harap kalan sütun, İmparator Aleksios Komnenos tarafından onarıldı ve tepesine bir haç dikildi.

Daha sonra Osmanlı döneminde büyük bir yangın geçirdi; çemberleri erimiş, mermerleri çatlamışken Sultan Mustafa tarafından tamir ettirildi.

Kaynak: National Geographic Magazine Turkiye- Şubat 2009
Makale: Gazeteci Ümit Bayazoğlu

Bildiğim kadarıyla Beyazıt’taki Çemberlitaş'ın, 1999′daki Marmara depreminde temelinden ciddi şekilde hasar aldığı, çok yıprandığı ve kirlendiği gerekçesiyle restorasyonuna karar verildi. Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan gerekli izinler alındıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2003′te 1 milyon YTL’lik ödenekle başlanan ve uzmanlara göre bir yılda bitirilebilecek olan çalışmalar, bitti mi acaba? Ben hatırlamıyorum sanırım halen devam ediyor. Kaç yıl oldu? 5-6?

10 yorum:

  1. hala devam ediyor her gün görüyorum hatta bazı fotolar gördüm ki etrafındaki iskelelerden güneş ışıkları falan vurmuş çok hoş fotoğraflardı ama garibim turistler onun orjinal hali öyle sanıyorlardı herhalde herkes alıştı iskelelere sanki hep vardı

    YanıtlayınSil
  2. hay allah ya, orjinal halini çocuklarımız bile bilemeyecek galiba... ben de baktım baktım, o kadar beyazıt fotoğrafım var, bir tane çemberlitaş yok :)

    YanıtlayınSil
  3. tarih yazılarını çok seviyorum hele böyle ilginç yazılar olunca ilgimi daha çok çekiyor.yazılarının devamını dört gözle bekliycem.paşanın fena annesi:))))nden sevgiler...

    YanıtlayınSil
  4. ya niye fena olasın annecik, eminim paşa çok şanslıdır senin gibi bir annesi olduğu için :)) bu arada tarih okumayı ben de çok seviyorum.

    YanıtlayınSil
  5. çok iyi oldu yazman, merak ediyordum sayende okumuş oluyorum :)

    YanıtlayınSil
  6. Yazdıkların hem bilgilendirici hemde imrendirici Ayçacım.Ben de bu hafta İstanbuldayım ve çok İstanbulu çok seviyorum.

    YanıtlayınSil
  7. Süper bilgiler, bu tarz şeyleri okumayı çok severim. Teşekkürler Ayçacım.

    YanıtlayınSil
  8. Bilgiler gercekten ilginc, ben tilsimini ilk kez duyorum :))

    ama odenek ve restorasyon konusunda ciddi supheler var anlasilan, ne zaman adam gibi is yaptilar ki :((

    YanıtlayınSil
  9. Valla hala devam ediyor restorasyon. Evet epey oldu süreli bende bazen Tramvaydan beyazıtta inip çemberlitaştan yürüye yürüye Cağaloğluna gelirim. Geçenlerde geçirdim aklımdan Bitmedi gitti diye.

    YanıtlayınSil
  10. Arkadaşlar ilgiyle okuduğunuza çok seviniyorum. Daha çok tılsım var. Aslında her gün belki yanından geçtiğiniz tarihi eserler bunlar :)

    YanıtlayınSil