3.2.09

İstanbul'un Tılsımları 1

National Geographic Türkiye'nin 2009 Şubat ayı sayısında yayınlanan "İstanbul'un Tılsımları"nı parça parça sizinle paylaşmak istiyorum. Parça parça yazmamdaki sebep hayli uzun olması. Okurken canınızın sıkılmasını değil, hevesle okumanız ve yaşadığınız şehrin efsanelerini gözünüzde rahatlıkla canlandırabilmenizi istiyorum.

"İstanbul'un Tılsımları", Gazeteci Ümit Bayazoğlu'nun National Geographic Türkiye için kaleme aldığı ilk makale. Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"inden günümüze ulaşan gerçeküstü hikayeler...


Fi tarihinde hüküm sürmüş, adı gerçekle söylenceler arasında kaybolmuş imparatorlar devrinde, yedi iklimden gelmiş yetkin mimarlar, mahir mühendisler, kahinler, yıldızbilimciler İstanbul'a toplanmıştı.

Şehir o zaman o kadar şen,şatır ve bakımlıydı ki, nice alim, bilgi ve ecerisini göstermek için sanki aralarında yarışa girmişti.
Biraraya geldiler ve İstanbul halkını yer ve gök afetlerinden, barbarlardan, salgın hastalıklardan, yangınlardan korumak için şehrin 7 tepesine 24 tılsım kurdular.

Gelgelelim Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlığı meşru kabul etmiş olan ilk imparatoru Constantinus(324-337), Bizans devri saltanatını başlatırken, rivayet tarihinin pagan tiranlarından kalma nice alameti yerle bir etti. Ama bunlar o kadar güzeldi ki, kimilerine kıyamadı, yerine bıraktı ve hatta bunlardan birinin tepesine kendisinin at üzerinde heykelini diktirdi. İşte bu sayede kimi tılsımlar günümüze kadar ayakta kalabildi.

İstanbul'u karış karış dolaşmış, sonra da görüp işittiklerini yazmış "ilk yerli turistimiz" Evliya Çelebiydi ve hemen her seyyah gibi anıtların izini sürmiştür.

TILSIM 1

İstanbul'u koruduğuna inanılan tılsımlı anıtlardan biri, bugün Avratpazarı denen yerde, bin parça beyaz mermerden dört köşe bir kaide üzerinde, minareden bile yüksek, içi merdivenli bir sütundu.

4o metre yükseklikteki anıtın üzerinde Çelebi'ye göre, "Madyanoğlu Yanko'nun İran, Horasan, Hindistan seferlerini anlatan", baştan aşağı sarmal tunçtan tasvirler vardı. En tepesinde yekpare mermerden bir loca ve bunun içinde ise peri yüzlü bir zamane güzelinin heykeli dururdu. Peri yüzlü bu tatlı cadı daima şehrin ufuklarını gözetirdi. Sınır boylarında ne zaman düşman görse korkusundan öyle tiz bir çığlık atardı ki, o an yeryüzünde ne kadar kuş varsa tünediği yerden kalkar, İstanbul'a doğru kanat çırpardı. Kuşlar heykelin üzerinde dönerken nice kere yüz binlercesi telef olup yere düşer, İstanbul halkı da alıp bunları yerdi.

Evliya Çelebi'ye göre, İmparator Konstantin döneminde peri yüzlü güzelin heykeli locadan kaldırıldı. Yerine çanlar takıldı. Ruhbanlar buna çıkıp etrafta düşman gözetir, icabında çan vururlardı.

Asırlarca bu böyle kaldı. Sonra İmparator Arcadius, bunun çevresine çekidüzen verip, tepesine de kendi heykelini diktirdi. O yüzden buna Arcadius sütunu dediler. Sonra tılsım, gücünü tamamen yitirdi. Gel zaman git zaman, nice depremlerde Arcadius heykeli de düşüp kırıldı...

Sütun, Sultan Ahmet devrine kadar ayakta kalmış, ancak yangınlardan, savaşlardan yorgun düşmüştü. Nihayet çevresine zarar vereceğinden korkularak 1715'te yıktırıldı. Ama beş adam boyundaki kaidesi yıkılamayıp yerinde kaldı. Vaktin ermişleri bunu da tılsımın gücüne yordular. Eğer günün birinde yolunuz Cerrahpaşa'ya düşerse, siz de apartmanların arasında sıkışıp kalmış Arcadius sütununun kaidesini görebilirsiniz...

Kaynak: National Geographic Magazine Turkiye- Şubat 2009
Makale: Gazeteci Ümit Bayazoğlu

Not: Arkadius Meydanı Cerrahpaşa Cami’nin yanındaydı.İmparator Arkadius’un sütunu bulunduğundan onun adıyla anılmaktaydı.Türkler esir pazarı olması dolayısıyla burayı Avrat pazarı olarak isimlendirmişlerdir.
Cerrahpaşa Camii, bugün Fatih ilçesinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin üst kapısının bulunduğu cadde üzerinde Aksaray'a giden cadde üzerindedir. Arkadius Sütunu'nun kaidesi ise bu Cerrahpaşa Caddesi üzerinde Haseki Kadın sokak'ta apartmanların arasında sıkışıp kalmıştır.

Fotograf www.wowturkey.com dan alınmıştır.

5 yorum:

  1. bunu görmüş olabilirim ama emin değilim yolum düşerse daha dikkat edeyim, paylaştığın için sağol

    YanıtlayınSil
  2. ne güzel bir konu ,devamını bekliyorum

    YanıtlayınSil
  3. ben de hayal meyal hatırlıyorum gece'cim.

    nalan ablacım, her gün yeni tılsımı ekleyeceğim.

    YanıtlayınSil
  4. şimdi istanbulda olmak vardı... antalyadan selamlar

    YanıtlayınSil
  5. ağzım açık okudum bende gece gibi görmüş olabilirim halamız oralarda oturuyordu.ne kadar ilginçmiş...

    YanıtlayınSil