13.8.10

Hayat...

Hayat gerçekten çok tuhaf...

Geçen sene, Düğün Hikayesi'nde bizimle çalışmak istediğini söyleyen Mehmet adında bir fotoğrafçıdan, bir mail aldık. Mehmet, İstanbul'da fotoğrafçılık yapıyordu. Yazdıkları çok samimi gelmişti ve geçen temmuzda İstanbul'da tanıştık. Tek yüz yüze görüşmemizdi bu. Çok samimi ve işini bilen biri olarak tanıdım onu. Özel hayatı ya da kendisi ile ilgili bildiklerim çok azdı...

Bir kaç hafta önce Ankara'ya geldiğine dair bir telefon görüşmesi yaptık ki biz maalesef o tarihte bir kaç çekim için şehir dışındaydık. Bütün aile Ankara'ya taşınmışlardı. Çünkü biricik abisi uzun süredir hastaydı. İstanbul'da yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazi Tıp'a yatırmışlar ve ilik nakli için bekliyordu...

İlk fırsatta buluştuk kahve içtik, sohbet ettik, yemeklerimizi yedik uzun ve güzel bir akşam geçirdik hep birlikte...

Hatta geçen gün yana yakıla trombosit aradık onun için. Bulduk da sevgili blogger dostum pippi haşmet sayesinde. Bugün öğlen aradı Mehmet biraz dinlenmiş geliyordu sesi. İlerleyen günler için yine kan ve trombosit ihtiyacımız olabilir dedi...

Ama akşam saat 6 civarı tekrar aradığında hastamızı kaybettik dedi. Sesi çok donuktu. Biliyorum ki yanında kimse yoktu :( Gidebilme imkanım aradığı yerde ise hiç yoktu :(

Hiç tanımadığım birinin yasını tutuyorum bugün...

Yarın sabahtan çıkıp yanına gideceğim, hastanede işleri olacaktır eminim... Belki bir işin ucundan tutabilirim, onlar nereye döneceklerse buradan gitmeden son görevim neyse onu yapabilirim...

Hayat çok tuhaf... Çok kısa ve gerçekten anlamsızlıklarla dolu. Ben bugün hiç tanımadığım bir sanatçının kaybından dolayı yas tutabiliyorsam, lütfen ama lütfen sevdiklerinizin kıymetini yanınızdayken bilin. Onlara SEVDİĞİNİZİ söyleyin. Birbirinizi üzümün sapı, armudun çöpü diye kırmayın. Tamir edilemeyen sonuçlarla başbaşa kalabilirsiniz.

Birbirinizi sevin, ne olursa olsun, kim ne derse desin sevdiklerinize sahip çıkın...

Acımı paylaşan herkese çok teşekkür ederim. Özellikle vefat haberinin hemen üzerine hiçbir şeyden haberi olmadan beni arayan Ful Yaprakları'ma, aşkom'a ve elbette beni, arkadaşım Mehmet'i ve hastanedeki abisini hiç tanımadan çabalayan pippi haşmet'e...

Nurlar içinde yat Serdar...

11 yorum:

  1. ne diim hayat tuhaf biz daha tuhaf Allah rahmet eylesin.

    YanıtlayınSil
  2. Şimdi okudum. Ne diyeceğimi bilemiyorum aslında karman çorman oldum :(
    Fazla bir şey yazamıyorum.
    Çok şey öğrendim sayesinde ve sayende.
    Başımız sağ olsun.
    Mekanı cennet olsun.

    YanıtlayınSil
  3. Tani yada tanima hayata dair ne varsa yasanan ve insana dair , kalbin yerinde duruyorsa hala insanca uzulursun, uzuldum ! aksi mumkun mu !
    Topragi nur olsun, dualarla huzur bulsun

    Seni seviyorum !

    YanıtlayınSil
  4. ALlah rahmet eylesin Ayça! Huzur içinde, nur içinde yatsın inşallah! ALlah geride kalanlara büyük sabır versin!

    YanıtlayınSil
  5. İçim burkuldu Ayçacım. Diyecek kelime bulamıyorum....

    YanıtlayınSil
  6. üzüntüyle okudum,allah rahmet eylesin demekten başka çaremiz yok
    allah sabırlar versin
    bizden de hiç tanımadan,bir selam alıp vermeden,bir demlik çayı bir simiti paylaşmadan bir fatiha okumak da bu yolla nasip oldu.Allahın işine bak...
    kabri nur ,mekanı cennet olsun

    YanıtlayınSil
  7. Allah rahmet eylesin Ayçacım, çarenin olmadığı tek nokta işte

    YanıtlayınSil
  8. ne desem bilemedim, geç gördüğüme mi yanmalı habere mi yanmalı, allah sabır versin sevenlerine ve mekanı cennet olsun inşallah

    YanıtlayınSil
  9. Canım, çok üzüldüm. Hstanede hastayı kaybetmeye gör, işler kendiliğinden halloluyor:( Ama en çok yanında olacak birilerine ihtiyaç duyuyor insan.

    YanıtlayınSil
  10. Başınız sağolsun Ayçacım, söylenecek sözlerin bittiği noktadayız malesef :(

    YanıtlayınSil