7.2.09

İstanbul'un Tılsımları 6 - 7




Altıncı tılsım Zeyrek’te, Pantokrator Manastırı altındaki sarnıçta saklıydı. Bu tılsım diğerlerinden farklı olarak hiçbir derde derman olmaz, ama rüyalara korku salardı. Her sene zemheri ayları, kış geceleri bu sarnıçtan nice karakoncoloz* cadı çıkıp şeytan arabalarına doluşur sonra seher vaktine kadar girip çıktıkları rüyalara kabuslar saçardı. Gün ağarınca yine arabalarına doluşur, sarnıca girip kaybolurlardı.

Pantokrator Sarnıcı Osmanlı döneminden bugüne kadar depo, atölye, çöplük ve bazen de evsizlere ev oldu.

Yedinci tılsım, Ayasofya Kilisesi’nin güneyinde dört yüksek sütunun üzerinde Cebrail, İsrafil, Mikail ve Azrail melek hazretlerinin heykellerindeydi. Evliya Çelebi’ye göre İstanbul’u salgın hastalıklardan ve bilhassa veremden, vebadan koleradan koruyan dört heykelden biri doğuya, biri batıya, biri kuzeye ve biri güneye yönelmişti.

Bunlardan Cebrail hazretleri yılda bir kere kanat çırparsa bolluk, bereket; yok eğer İsrafil hazretleri kanat çırparsa kıtlık olurdu. Mikail hazretleri kanat çırparsa isyan çıkar, maazallah Azrail hazretleri kanat çırparsa veba galip gelirdi. Bu suretler, Peygamber efendimizin dünyaya geldiği gece meydana gelen depremde yıkılmışlardı.

Evliya Çelebi’nin sözünü ettiği bu “suretler”, olasılıkla, üzerinde, İmparator Konstantin’in at üstünde heykeli olan sütunun kaidesinde bulunuyordu.

*Karakoncoloz: Gündüzlerin en kısa olduğu, güneşin ekvatordan en uzak olduğu dönem olan 25 Aralık ile 6 Ocak tarihleri arasında yaşadığı yeraltı dünyasından çıkarak insanlara zarar vermeye çalıştığı varsayılan iblislerin adıdır.
TDK'ya göre;Çocukları korkutmak için kendisinden söz edilen, gerçek dışı bir yaratık, umacı, hayalet.

Fotograflar
Pantokrator Manastırı: wikipedia
Ayasofya: blogcu.com

Kaynak: National Geographic Magazine Turkiye- Şubat 2009
Makale: Gazeteci Ümit Bayazoğlu

5 yorum:

  1. Selam arkadaşım
    vallahi okuyunca tırstım resmen.

    Senin bloğunu çok ilginç buldumç

    İzleyicilerin arasına katıldım bile.

    Sevgiler..

    YanıtlayınSil
  2. Okuyunca insan korkuyor.Ama bunlar Evliya Çelebi'nin, bire bin katarak Seyahatname'sine yazdığı İstanbul efsaneleri :)
    İzleme için teşekkür ederim :)

    YanıtlayınSil
  3. Çok ilginç gerçekten.Teşekkürler bunları bize anlattığın için:)

    YanıtlayınSil
  4. süper yazıların için ellerine sağlık; ayçaçım oğluşumuda ziyaret etmissin teşekkürler bir görsen yorum gelmişmi,izleyenleri çoğalmılmı diye sürekli pc başına gelip gidiyor:)))

    YanıtlayınSil
  5. roma devrini anladık da islamiyetten sonra bu tılsımlara şaşırdım ben allahtan başka şeye inanmamak gerektiğini böyle taşlara kader bağlanmamasını bilmiyorlar mı ki

    YanıtlayınSil